Av. Oğuzhan Koçer Hukuk Bürosu
Ana Sayfa/Bilgi Bankası/Tahliye Taahhütnamesi Hangi Durumlarda Geçerlidir?
Gayrimenkul Hukuku

Tahliye Taahhütnamesi Hangi Durumlarda Geçerlidir?

Tahliye taahhütnamesinin geçerlilik şartları, yasal süreler, boş kağıda imza riski ve hukuki süreçler hakkında kapsamlı detaylar.

Av. Oğuzhan Koçer2026-08-28

Tahliye taahhütnamesi, kiracının kiraladığı taşınmazı belirli bir tarihte boşaltacağını yazılı biçimde beyan ettiği hukuki bir belgedir. Mülk sahipleri kiracılarıyla anlaşmazlık yaşamamak adına sıklıkla bu evraka başvurur. Belgenin yasal düzlemde kabul görmesi bazı sıkı şekil şartlarına bağlıdır. Taraflar arasındaki anlaşmanın yasal çerçevede sorunsuz ilerlemesi, metnin eksiksiz hazırlanmasına dayanır. Mülk sahibi ile kiracı arasındaki dengenin korunması hukukun ana hedeflerinden biridir. Taşınmazın teslim tarihinden sonraki bir zamanda imza altına alınan belgeler geçerlilik kazanır. Bundan dolayı belge tanzim edilirken yasal kurallara harfiyen uyulması şarttır.

Tahliye Taahhütnamesi Ne İşe Yarar?

Kiracının, kendi hür iradesiyle evi veya iş yerini belli bir tarihte tahliye edeceğine dair verdiği yazılı söze tahliye taahhütnamesi adı verilir. Hukuk sistemimizde mülk sahiplerinin haklarını koruyan başlıca enstrümanlardan birisidir. Ev sahipleri kiracıları evden çıkarmak istediklerinde uzun süren mahkeme aşamalarıyla karşılaşabilir. Bu yavaş ilerleyen hukuki adımları hızlandırmak maksadıyla taahhütname yoluna gidilir. Kiracı söz konusu tarihte mülkü boşaltmazsa, ev sahibi icra takibi başlatma hakkı kazanır. Hak kaybı yaşamamak adına belgenin hukuki normlara uygun düzenlenmesi zorunludur. Belge sayesinde mülk sahipleri, mülklerini geri alma takvimini net biçimde belirler.

Hukuki Dayanak ve Türk Borçlar Kanunu Düzenlemeleri

Ülkemizdeki kira hukuku kuralları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde şekillenir. Kanun koyucu, kiracıyı zayıf taraf olarak kabul eder ve onu koruyan amir hükümler koyar. Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrası, bu taahhüdün geçerlilik şartlarını açıkça düzenler. Türk Borçlar Kanunu Madde 352 metnine göre kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği halde boşaltmamışsa; kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir. Bu amir hüküm, tarafların uyması gereken sınırları çizer. Kiracının serbest iradesiyle karar vermesi kanunun aradığı başlıca şarttır. Kiraya verenler, bu katı kurallara harfiyen riayet etmek zorundadır.

Yazılı Şekil Şartı Nasıl İşler

Taahhütnamenin sözlü yapılması hiçbir hukuki değer taşımaz. Kesinlikle yazılı bir metin üzerinden anlaşmaya varılmalıdır. Yazılı tahliye taahhütnamesi hazırlanırken tarafların kimlik bilgileri, taşınmazın adresi, boşaltılacak net tarih ve imzalar kağıda dökülmelidir. Adi yazılı belge formunda hazırlanması yeterlidir. Noter onayı şart koşulmaz ancak noter huzurunda yapılması, sonradan doğabilecek imza itirazlarını peşinen engeller. İmza inkarı gibi durumlarla karşılaşan ev sahipleri, noter onaylı belgeler sayesinde hukuki işlemleri çok daha hızlı sonlandırır. Tarafların kendi el yazılarıyla tarih atması da sonraki uyuşmazlıkları çözer. Belgedeki imzanın kime ait olduğu konusu, yargılamanın en mühim aşamalarından birisidir.

Sözleşme tarihi ile taahhüt tarihi uyumu

Kira sözleşmesinin yapıldığı gün veya daha önceki bir tarihte alınan taahhütnameler yargı organlarınca geçersiz sayılır. Ev sahipleri kiracıya evi kiralama aşamasında baskı yapabilir. Kiracı, barınma ihtiyacını karşılayabilmek adına mecburen evrakları imzalayabilir. Kanun koyucu kiracının bu zayıf durumunu koruma altına alır. Taahhütnamenin hukuki bir sonuç doğurması için kiralanan taşınmazın kiracıya teslim edilmesinden belirli bir süre sonra imzalanması zorunludur. Sözleşme başlangıç tarihiyle taahhüt tarihi arasında makul bir zaman dilimi bulunmalıdır. Böylece kiracının hür iradesiyle belgeyi imzaladığı kanıtlanır. Adaletin tesisi için bu ince ayrım büyük bir ehemmiyet taşır.

Kira Sözleşmesinden Sonra Verilen Taahhütler

Bir önceki başlıkta anlattığımız üzere, belgenin tanzim tarihi büyük bir kıymet taşır. Kira sözleşmesi imzalandıktan, anahtar teslim edildikten ve kiracı mülke yerleştikten sonraki bir gün seçilmelidir. Yargıtay içtihatları bu konuda çok nettir. Yargıtay kararlarında, aynı gün atılan imzaların irade sakatlığına yol açtığı vurgulanır. Kiracı eve yerleşip hayatını düzene soktuktan sonra verdiği sözler, tamamen kendi özgür tercihi sayılır. Bundan dolayı ev sahiplerinin sözleşme günü taahhütname istemesi, sonradan açılacak bir davanın kaybedilmesine yol açar. Tarihlerin doğruluğundan şüpheye düşülen durumlarda daha detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz. Profesyonel yardım, hatalı tarih atılmasını engeller.

Boş kağıda atılan imzaların durumu

Toplumda sıklıkla rastlanan hatalardan biri de kiracıdan boş bir kağıda imza alınmasıdır. Kiracı boş kağıdı imzalayıp ev sahibine verdiğinde, belgenin üstünün sonradan doldurulmasına peşinen rıza vermiş sayılır. Yargıtay uygulamalarına göre, boş kağıda imza atan kişi, bu belgenin aleyhine doldurulma riskini üstlenir. İmzayı atan kiracı, belgenin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia ediyorsa, bu iddiasını yazılı delillerle ispatlamak zorundadır. Lakin bu durum iki taraf için de hukuki riskler barındırır. Belgenin eksiksiz, şeffaf ve tüm boşlukları doldurulmuş halde imzalanması her zaman en güvenilir yöntemdir. Boş kağıda atılan imzalar davaların uzamasına zemin hazırlar.

Kiraya Verenin Hakları ve Dava Süreleri

Taahhüt edilen tarihte taşınmaz boşaltılmazsa mülk sahibinin yasal hakları başlar. Ev sahibinin elindeki belgeye dayanarak işlem yapabilmesi için kanunun belirlediği sürelere uyması şarttır. Kira hukukunda süreler kesin ve bağlayıcıdır. Taşınmazın boşaltılması gereken tarihten itibaren tam bir ay içinde hukuki adımlar atılmalıdır. Mülk sahibi, bu bir aylık süre zarfında icra müdürlüğüne başvurarak tahliye emri gönderebilir. Bir diğer seçenek ise doğrudan sulh hukuk mahkemesinde dava açmaktır. Bir aylık süre kaçırıldığında, mülk sahibinin o taahhütnameye dayanarak işlem yapma hakkı düşer. Hak düşürücü sürelere dikkat etmek, davanın seyri açısından son derece kritiktir. Süreler kaçırıldığında tüm haklar kaybedilir.

Aile konutu durumunda eşin rızası

Taşınmazın aile konutu niteliği taşıması, mevzuata yepyeni bir boyut katar. Türk Medeni Kanunu gereğince, aile konutu olarak tahsis edilen bir taşınmazla alakalı kira sözleşmesinin feshine yalnızca eşlerin ortak kararıyla gidilir. Sözleşmede kiracı olarak sadece eşlerden birinin adı yazsa dahi, diğer eşin açık rızası bulunmadan tahliye taahhütnamesi geçerlilik kazanmaz. Ev sahipleri, kiraya verdikleri yerin aile konutu olduğunu biliyorsa, her iki eşin de imzasını almak mecburiyetindedir. Eşlerden birinin imzasının eksik olması durumunda, söz konusu belge mahkemelerce geçersiz sayılır. Böyle karışık senaryolarda dosya adımlarını doğru yönetmek zorlaşır.

Taahhütnamenin İptaline Yol Açan Hatalar

Belgenin hukuki vasfını yitirmesine sebep olan pek çok hata çeşidi bulunur. İlk olarak irade bozuklukları öne çıkar. Kiracı; korkutma, aldatma yahut hile yoluyla belgeyi imzalamışsa, kanuni haklarını arayabilir. Hata, hile veya cebir altında atılan imzaların hiçbir hükmü yoktur. İrade sakatlığı yaşayan taraf, bu durumu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde iptal talebiyle mahkemeye başvurmalıdır. Bunun dışında, belgedeki tarihlerin birbiriyle çelişmesi, adresin yanlış veya eksik yazılması iptal sebeplerindendir. Metnin üzerinde sonradan yapılan tahribatlar, karalamalar veya onaysız değişiklikler belgenin inandırıcılığını tamamen ortadan kaldırır. Mahkemeler bu tip şüpheli kağıtları delil olarak kabul etmez.

Kira bedelinin ödenmemesi ile olan ilişki

Ev sahipleri çoğunlukla kira bedelinin ödenmemesi durumunu taahhütnameyle çözerim düşüncesiyle hareket eder. Oysa ki bu iki konu hukuken birbirinden tamamen bağımsızdır. Kira borcunun ödenmemesi, temerrüt sebebiyle tahliye davasının konusudur. Taahhütnameye dayalı adımlar ise sadece belgede yazan tarihin gelmesine bağlıdır. Borcunu düzenli ödeyen, hiçbir sorun çıkarmayan bir kiracı bile, vakti geldiğinde verdiği yazılı söz sebebiyle mülkü boşaltmak zorundadır. Her iki hukuki müessese kendine has kurallarla işler. Hangi hukuki yola başvurulacağına karar verirken dosyanın şartları iyi incelenmelidir. Yanlış yola başvurmak zaman kaybına zemin hazırlar.

Şirketler İçin Ticari Alan Tahliyeleri

İş yeri kiralamalarında da taahhütname müessesesi sıkça karşımıza çıkar. Ticari işletmeler, yaptıkları büyük yatırımlar sebebiyle uzun süreli kiralama garantisi ister. Mülk sahibi ise dilediği zaman taşınmazını geri alabilmenin hesaplarını yapar. Şirket yetkililerinin imzaladığı metinlerin ticaret sicil gazetesindeki imza sirküleri ile birebir örtüşmesi şarttır. Şirketi temsil etme yetkisi bulunmayan bir çalışanın veya ortağın attığı imza, şirketi bağlamaz. Tüzel kişilerle yapılan sözleşmelerde yetki belgelerinin titizlikle kontrolü şarttır. Büyük meblağlı ticari uyuşmazlıklarda profesyonel yardım almak riskleri sıfıra indirir. Konuya dair daha detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.

Belirli ve belirsiz süreli kira sözleşmeleri

Kira sözleşmesinin belirli yahut belirsiz süreli olması, taahhütnamenin vasfını değiştirmez. Hukuk kuralları her iki sözleşme türü için de benzer koruma mekanizmaları çalıştırır. Belirli süreli sözleşmeler süre bitiminde kendiliğinden sona ermez; kiracı çıkmadığı müddetçe uzamaya devam eder. Mülk sahibinin sürenin bittiği gün kiracıyı direkt dışarı atma hakkı kanunen engellenmiştir. Taahhütname, bahsedilen uzama sorununu çözen yegane formüldür. Yazılan tahliye tarihi geldiğinde, sözleşmenin türüne bakılmaksızın ev sahibinin dava açma hakkı doğar. Hukuki mekanizmalar, mülkiyet hakkı ile barınma hakkı arasında ince bir terazi kurar.

Sık Sorulan Sorular

<p>Yargıtay içtihatlarına göre, boş kağıda imza atan kiracı belgenin aleyhine doldurulma riskini peşinen üstlenir. İtiraz eden taraf, iddialarını somut ve yazılı delillerle ispatlamak zorundadır.</p>

<p>Hayır, kira sözleşmesiyle aynı gün atılan imzalar irade sakatlığı şüphesi doğurur. Hukuki geçerlilik için söz konusu belgenin, taşınmazın kiracıya tesliminden sonraki makul bir tarihte imzalanması şarttır.</p>

<p>Kiralanan taşınmaz aile konutu niteliği taşıyorsa, sözleşmede adı geçmese dahi diğer eşin açık yazılı rızası aranır. Eksik imza, belgenin bütünüyle geçersiz sayılmasına yol açar.</p>

Gayrimenkul HukukuHukuki DanışmanlıkAvukat