Av. Oğuzhan Koçer Hukuk Bürosu
Ana Sayfa/Bilgi Bankası/Saklı Paylı Mirasçılar Kimlerdir Ve Yasal Hakları Nelerdir?
Gayrimenkul Hukuku

Saklı Paylı Mirasçılar Kimlerdir Ve Yasal Hakları Nelerdir?

Saklı paylı mirasçılar kimlerdir? Türk Medeni Kanunu uyarınca saklı pay oranları, tasarruf nisabı ve tenkis davasına dair merak edilen hukuki detaylar.

Av. Oğuzhan Koçer2026-08-31

Saklı paylı mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf serbestisini sınırlandıran ve kanun koyucu tarafından koruma altına alınan birinci ile ikinci zümre içerisindeki kanuni hak sahipleridir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, tereke üzerinde mirasbırakanın mutlak bir hakimiyet kurmasını engeller. Miras bırakan şahıs, mal varlığı üstünde ölüme bağlı tasarrufta bulunurken kanunen çizilen sınırları aşamaz. Vasiyetname tanzim eden veya miras mukavelesi imzalayan kişi, mevzuatta korunan bu kişilerin paylarını tamamen ortadan kaldıramaz. Mirasbırakanın vefatı neticesinde terekenin açılmasıyla birlikte, yasanın teminat altına aldığı asgari iktisap payı zedelenen kişiler doğrudan adli mercilere başvurma hakkını haizdir. Kanun koyucu bu müessese vasıtasıyla aile dayanışmasını ayakta tutar, muayyen derecedeki akrabaların terekeden bütünüyle mahrum bırakılmasının önüne geçer.

Türk Medeni Kanunu Bakımından Saklı Pay Sahipleri

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 505. maddesi, mirasbırakanın tasarruf sınırını çizerken kimlerin saklı paya müstahak bulunduğunu sarih biçimde hükme bağlar. Madde metni mucibince mirasbırakan, saklı paylı mirasçıların hakkı baki kalmak şartıyla tasarrufta bulunabilmektedir. Mirasbırakanın vefatı esnasında hayatta bulunan hısımları arasından sadece muayyen zümre mensupları bu sıfatı kazanır

  • Mirasbırakanın altsoyu (çocukları, torunları ve onların soyu)

  • Mirasbırakanın ana ve babası

  • Mirasbırakanın sağ kalan eşi

Kanuni mirasçılar zümresinde yer almasına karşın her hısım bu kanuni himayeden istifade edemez. Anne ve babanın altsoyu vaziyetindeki kardeşler, amcalar, halalar, teyzeler ya da dayılar hiçbir surette saklı pay güvencesine nail kılınmamıştır. Kanun koyucu, mirasbırakanın en yakınındaki aile dairesini gözetir, daha uzak hısımları bu himayenin dışında tutar.

Kardeşlerin saklı pay vaziyeti ve kanuni düzenleme

Eski kanun tatbikatında kardeşler de korunan mirasçılar dairesinde bulunmaktaydı. Ancak 10 Mayıs 2007 tarihinde yürürlüğe giren 5650 sayılı Kanun ile Türk Medeni Kanunu 506. maddesinde yer alan kardeşleri zikreden ibare tamamen yürürlükten kaldırılmıştır. Bu kanun değişikliği neticesinde kardeşlerin saklı pay hakkı nihayete ermiştir. Mirasbırakan şahıs, tanzim ettiği bir vasiyetname ile mal varlığının tamamını kardeşlerini dışarıda bırakacak biçimde üçüncü şahıslara bağışlayabilir ya da devredebilir. Kardeşlerin bu tasarruflara karşı kanunen itiraz ileri sürme, tenkis talebinde bulunma yahut pay isteme salahiyeti mevcut bulunmamaktadır.

Türk Medeni Kanunu 506 Maddesindeki Saklı Pay Oranları

Saklı pay oranları, mirasçıların yasal miras payları esas tutulup nispi surette hesap edilir. Türk Medeni Kanunu 506. maddesi, her hak sahibinin terekeden alması icap eden asgari hisseyi şüpheye yer bırakmayacak biçimde tanzim etmiştir. Bahse konu oranlar mirasçıların derecesine ve birlikte mirasçı kaldıkları zümre mensuplarına nazaran başkalaşır.

Altsoyun saklı pay oranı ve miras paylaşımı

Çocuklar, evlatlıklar, torunlar ve onların altsoyu miras hukukunda birinci zümreyi meydana getirir. Kanun gereğince altsoyun saklı pay oranı, yasal miras payının yarısı yani 1/2 nispetindedir. Varsayımsal bir durumda mirasbırakan geride iki çocuk bıraktığında, çocukların yasal miras payı terekenin tamamı üzerinden eşit paylarla 1/2 nispetinde dağıtılır. Buradan hareketle her bir çocuğun saklı payı yasal payının yarısına denk düşen 1/4 değerindedir. Mirasbırakan, terekesinin bu paya tekabül eden kısmını çocuklarının rızası hilafına başkalarına devredemez, vasiyetle tasarruf sınırını aşamaz.

Anne ve babanın korunan miras payı

Mirasbırakanın altsoyu bulunmadığı ahvalde miras ikinci zümreye intikal eder. Anne ve babanın saklı payı, her biri için kendi yasal miras payının dörtte biri yani 1/4 kadardır. Şayet mirasbırakan geride eş ve çocuk bırakmaksızın vefat ederse, anne ve baba terekeye yarı yarıya hak kazanır. Her birinin yasal miras hissesi 1/2 seviyesinde kalırken, saklı payları bu miktarın 1/4’ü seviyesindeki 1/8 hisseye tekabül eder. Anne ve babadan birisi mirasbırakandan evvel vefat etmişse, onun saklı payı altsoyuna yani kardeşlere intikal etmez; zira kardeşlerin saklı pay hakkı bulunmamaktadır.

Sağ kalan eşin saklı pay oranları ve mirastaki durumu

Sağ kalan eşin kanunen himaye edilen hissesi, terekede kimlerle beraber hak sahibi kaldığına bağlı biçimde değişiklik arz eder. Kanun koyucu eşin tek başına kalması yahut hısımlarla mirası paylaşması hallerini ayrı kurallara tabi tutmuştur

  • Eş, birinci zümre yani altsoy ile bir arada mirasçı sıfatı taşıyorsa, yasal miras payının tamamı saklı pay sayılır. Bu vaziyette eşin yasal payı terekenin 1/4’ü kadardır; saklı payı da eksiksiz biçimde 1/4 nispetinde muhafaza edilir.

  • Eş, ikinci zümre yani ana ve baba zümresiyle beraber terekede yer alıyorsa, yasal miras payının tamamı saklı pay vasfı taşır. Eşin bu zümreyle paylaştığı mirastaki yasal hakkı 1/2 nispetindedir; saklı payı da aynen 1/2 oranında kalır.

  • Eş, üçüncü zümre başları ve onların altsoylarıyla yahut tek başına mirasçı kaldığında, yasal miras payının dörtte üçü yani 3/4 saklı pay sayılır. Eş tek başına kaldığı takdirde yasal hissesi terekenin tamamı iken, saklı payı 3/4 oranına denk düşer.

Tasarruf Edilebilir Kısım Ve Tasarruf Nisabı Tespiti

Mirasbırakanın terekesi üstünde serbestçe tasarrufta bulunabileceği miktara tasarruf nisabı ya da tasarruf edilebilir kısım adı verilir. Türk Medeni Kanunu 505. maddesi gereğince bu meblağ, terekenin net aktif değerinden saklı paylar mecmuunun tenzil edilmesi yoluyla bulunur. Net terekenin tespiti maksadıyla mirasbırakanın vefatı anındaki faal mal varlığı yekunu derlenir. Devamında mirasbırakanın borçları, cenaze harcamaları, terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri ile mirasbırakan ile aynı çatı altında yaşayan kişilerin üç aylık iaşe masrafları bu yekundan tenzil edilir.

Elde edilen net bakiyeden sağ kalan eşin, altsoyun ve ana babanın kanuni teminat altındaki hisseleri indirildiğinde geride kalan kısım miras bırakanın serbest tasarruf sahasını belirler. Mirasbırakan bahse konu sınırı aşarak üçüncü şahıslara veya mirasçılardan bir kısmına kazandırmalarda bulunursa, saklı pay ihlali vücut bulur.

Saklı Payın Zedelenmesi Vaziyetinde Tenkis Davası Şartları

Saklı paylı mirasçılar, kanunen korunan asgari paylarına kavuşamadıkları ahvalde Türk Medeni Kanunu 560. maddesi uyarınca tenkis davası ikame etme hakkını haizdir. Tenkis davası, tasarruf nisabını aşan ölüme bağlı kazandırmalar ile kanunda sayılan sağlararası kazandırmaların yasal sınıra indirilmesini temin eden inşai nitelikte bir davadır.

Tenkise mevzu kazandırmalar sadece vasiyetnamelerden ibaret kalmaz. Türk Medeni Kanunu 565. maddesinde tahdidi şekilde sayılan sağlararası işlemler de tenkise tabi tutulur. Miras bırakanın vefatından evvelki bir sene zarfında mutat hediyeler haricinde gerçekleştirdiği karşılıksız kazandırmalar, saklı pay kurallarını bertaraf etmek kastıyla yaptığı devirler ve tasfiye amaçlı tasarruflar tenkis davası vasıtasıyla kanuni sınırlara çekilir.

Miras hukukuna dayalı uyuşmazlıklar karmaşık hesaplamaları ve usuli basamakları beraberinde getirir. Dava hazırlığında hak kaybı yaşamamak ve süreleri doğru işletmek adına hukuki destek almak tavsiye edilir. Daha detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.

Tenkis Davasında Hak Düşürücü Süreler Ve Zamanaşımı

Tenkis davası ikame etme hakkı, kanunun tayin ettiği belirli sürelerin hitama ermesiyle tamamen ortadan kalkar. Türk Medeni Kanunu 571. maddesi bu hususu iki kademeli hak düşürücü süreye bağlamıştır

  • Mirasçıların saklı paylarının ihlal edildiğini öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl,

  • Her halükarda vasiyetnamelerin açıldığı yahut diğer tasarrufların ifa edildiği tarihten itibaren 10 yıl geçmesiyle tenkis talebinde bulunma hakkı düşer.

Bu süreler zamanaşımı vasfı taşımayıp hak düşürücü süre hüviyetindedir. Yargılamayı yürüten mahkeme hakimi, taraflarca dermeyan edilmese dahi hak düşürücü sürenin geçip geçmediğini kendiliğinden yani re’sen nazara almakla yükümlüdür.

Sık Sorulan Sorular

<ol><li><p>Türk Medeni Kanunu 506. maddesi uyarınca saklı paylı mirasçılar mirasbırakanın altsoyu (çocukları ve torunları), anne ve babası ile sağ kalan eşidir.</p></li></ol><p></p>

<p>10 Mayıs 2007 tarihli ve 5650 sayılı Kanun ile kardeşlerin saklı pay koruması Türk Medeni Kanunundan tamamen kaldırılmıştır. Dolayısıyla kardeşlerin saklı pay hakkı bulunmamaktadır.</p>

<ol><li><p>TMK 571 uyarınca saklı pay ihlalinin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halükarda vasiyetnamenin açıldığı ya da mirasın geçtiği tarihten itibaren 10 yıl içinde tenkis davası açılmalıdır. Bu süreler hak düşürücüdür.</p></li></ol><p></p>

Gayrimenkul HukukuHukuki DanışmanlıkAvukat