Av. Oğuzhan Koçer Hukuk Bürosu
Ana Sayfa/Bilgi Bankası/Tenkis Davası Hangi Durumlarda Açılır?
Miras Hukuku

Tenkis Davası Hangi Durumlarda Açılır?

Tenkis davası hangi durumlarda açılır? Saklı pay ihlali, tenkise tabi kazandırmalar, hak düşürücü süreler ve TMK m. 560 kapsamındaki tüm şartlar hakkında hukuki rehber.

Av. Oğuzhan Koçer2026-09-01

Tenkis davası, mirasbırakanın tasarruf sınırını aşarak saklı pay hakkı tanınan kanuni mirasçıların kanundan doğan hisselerine tecavüzde bulunduğu hallerde açılan bir eda davasıdır. Türk miras hukukunda mirasbırakan, mülkiyet hakkı mucibince malvarlığı üstünde dilediği biçimde tasarruf serbestisine kavuşur; fakat kanun koyucu bu serbestiyi mutlak bırakmamıştır. Vefat eden kişinin geride bıraktığı yakın aile fertlerinin hak kayıplarına uğramaması maksadıyla mirasbırakanın tasarruf edebileceği alan sınırlandırılmıştır. Mirasbırakan, vasiyetname ya da sağlararası bağışlama yoluyla kanunun çizdiği sınırı aştığında, mirasçıların saklı paylarına müdahale edilmiş sayılır. Bahse konu müdahalenin bertaraf edilmesi ve zedelenen saklı payın kanuni haddine kavuşturulması gayesiyle mahkemeye başvurulur.

Türk Medeni Kanunu Çerçevesinde Tasarruf Özgürlüğü Ve Sınırları

Türk Medeni Kanunu madde 560 uyarınca saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini talep edebilir. Kanun metninde mirasbırakanın terekesi iki ana kısımdan meydana gelir: Saklı payların toplamı ve tasarruf edilebilir kısım (tasarruf nisabı). Tasarruf nisabı, mirasbırakanın üzerinde özgürce vasiyette bulunabileceği yahut üçüncü şahıslara devredebileceği miktarı tayin eder.

Şayet mirasbırakan bu sınırı aşarak saklı hisseleri ihlal eden tasarruflarda bulunmuşsa kanuna aykırılık vücut bulur. Bahse konu tasarruflar kendiliğinden hükümsüz sayılmaz; zira ihlalin tespiti ve tenkisi ancak yetkili mahkemede açılacak dava neticesinde hüküm altına alınır. Mahkeme kararıyla kanuna aykırı kazandırmalar saklı payı karşılayacak seviyeye kadar indirime tabi tutulur.

Saklı Pay Korumasından Faydalanan Mirasçılar Ve Yasal Oranlar

Miras hukukunda her kanuni mirasçının saklı pay hakkı bulunmaz. Türk Medeni Kanunu madde 506 hangi akrabaların bu imtiyazdan yararlanacağını açık bir dille düzenlemiştir. Kanuna nazaran saklı paylı mirasçılar ve korunan pay oranları şu şekildedir:

  • Mirasbırakanın Altsoyu: Çocuklar, torunlar ve onların altsoyu yasal miras paylarının yarısı (1/2) nispetinde saklı pay hakkına haizdir.

  • Anne ve Baba: Mirasbırakanın ebeveyni yasal miras paylarının dörtte biri (1/4) oranında saklı pay korumasına tabidir.

  • Sağ Kalan Eş: Eşin saklı payı terekedeki mirasçı yapısına göre belirlenir. Eş, altsoy veya ebeveyn zümresiyle birlikte mirasçı sıfatını taşıyorsa yasal payının tamamı saklı pay addedilir; diğer ihtimallerde ise yasal payının dörtte üçü (3/4) oranında saklı pay teminatı altına alınır.

Kardeşlerin saklı pay hakkı yürürlükteki mevzuatta yer bulmaz. Kanun koyucu 2007 senesinde hayata geçirdiği reform ile kardeşlerin saklı payını kanundan çıkarmıştır. Bu sebeple kardeşler, mirasbırakan tasarruf sınırını aşsa dahi tenkis davası ikame etme salahiyetine haiz değildir.

Tenkis Talebine Dayanak Teşkil Eden Tasarruf Türleri

Mirasbırakanın tasarruf nisabını aşması iki ayrı hukuki muamele vasıtasıyla gerçekleşir. Bunlar ölüme bağlı tasarruflar ile sağlararası tasarruflar biçiminde iki ana grupta toplanır.

Ölüme bağlı tasarruflarda indirim düzeni

Mirasbırakan henüz hayattayken tanzim ettiği bir vasiyetname yahut miras sözleşmesi üzerinden terekesini saklı payları zedeleyecek biçimde paylaştırmış bulunabilir. Türk Medeni Kanunu madde 563 hükmüne göre mirasbırakan aksini kararlaştırmadıkça ölüme bağlı tasarruflar orantılı biçimde tenkise tabi kılınır. Birden fazla vasiyet mevcutsa tasarrufların tarihine bakılmaksızın hepsi aynı nispette indirimden hissesine düşeni alır. Mirasbırakan vasiyetnamede belirli bir tasarrufun öncelikle ifa edilmesini şart koşmuşsa, diğer tasarruflar tamamen tenkise uğramadan mezkûr tasarrufa dokunulmaz.

Bölünmesi mümkün bulunmayan mallarda seçim hakkı

Vasiyet konusu mal, kıymetinde bir kayıp yaşanmaksızın parçalara ayrılması kabil bulunmayan bir nitelik barındırabilir. Türk Medeni Kanunu madde 564 uyarınca değerinde eksilme meydana gelmeksizin bölünemeyen bir gayrimenkul yahut menkul eşya tenkise uğradığında, malı alan şahsa bir seçim hakkı verilir. Lehine kazandırma yapılan kişi dilerse tenkise tabi tutarın karşılığını nakit suretiyle ödeyerek malın mülkiyetini elinde muhafaza eder; dilerse tasarruf edilebilir miktara tekabül eden nakdi talep ederek malı aynen terekeye devreder.

Mirasbırakanın Sağlararası Kazandırmalarında Tenkis Koşulları

Mirasbırakanın vefatından evvel gerçekleştirdiği her karşılıksız devir kendiliğinden tenkise konu teşkil etmez. Kanun koyucu keyfi müdahaleleri önlemek maksadıyla hangi sağlararası tasarrufların hesaba katılacağını Türk Medeni Kanunu madde 565 metninde tahdidi biçimde saymıştır. Bu çerçevedeki kazandırmalar şunlardır:

  • Miras Payına Mahsup Edilmeyen Karşılıksız Kazandırmalar: Mirasbırakanın müstakbel miras hissesine mahsup edilmek üzere mirasçılarına devrettiği ancak geri verilmemiş mallar ile ivazsız hibeler tenkise tabidir.

  • Ölümden Önceki Bir Yıl İçinde Yapılan Bağışlamalar: Mirasbırakanın vefat tarihinden geriye doğru hesaplanan bir yıllık zaman diliminde örf ve adete uygun mutat hediyeler haricinde gerçekleştirdiği bütün bağışlamalar hesaba katılır.

  • Saklı Pay Kurallarını Etkisiz Kılma Kastıyla Yapılan Devirler: Mirasbırakanın saklı pay hakkı bulunan mirasçılarının miras haklarını çiğnemek gayesiyle gerçekleştirdiği hileli tasarruflar tenkise maruz kalır.

Saklı pay kurallarını bertaraf etme kastının ispatlanması durumunda bahse konu devrin üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin tenkis davası ikame edilebilir; bu vaziyette bir yıllık süre sınırlaması uygulanmaz.

Muris Muvazaası İle Tenkis Davası Arasındaki Ayrım Çizgisi

Miras hukukunda muris muvazaası davası ile tenkis davası sıklıkla birbiriyle karıştırılan hukuki yollardır. Muris muvazaası, mirasbırakanın gerçek iradesi bağışlama yönündeyken tapu idaresinde satış yahut ölünceye kadar bakma akdi kisvesi altında muamele tesis etmesidir. Bu halde görünürdeki muamele irade uyuşmazlığı dolayısıyla baştan itibaren mutlak butlan ile hükümsüz sayılır. Muris muvazaasında tasarrufun tamamen iptali talep edilir ve dava terekeye malın aynen iadesini hedefler.

Tenkis davasında ise mirasbırakanın yaptığı hukuki muamele hukuken geçerli bir tasarruftur. Yapılan bağışlama yahut vasiyetname şekil şartlarına tamamıyla riayet edilerek ikmal edilmiştir. Ancak tasarruf nisabı aşıldığı ve saklı hisseler ihlal edildiği cihetle yalnızca yasal sınırı aşan kısmın indirimi veya bedelinin ödenmesi talep edilir. Dolayısıyla tenkis davasında muamelenin kökten iptali değil, sırf ihlal tutarının nakden ya da aynen telafi edilmesi istenir.

Tenkis Davasında Hak Düşürücü Süreler Ve Zamanaşımı

Tenkis davası açma hakkı kanunda yazılı hak düşürücü süreler çerçevesine tabidir. Mahkeme heyeti davalı taraf ileri sürmese dahi bu süreleri doğrudan dikkate alır. Türk Medeni Kanunu madde 571 düzenlemesi uyarınca mirasçıların mezkûr sürelere riayet etmesi zorunludur:

  • Bir Yıllık Süre: Saklı paylı mirasçılar, saklı paylarının ihlal edildiğini öğrendikleri tarihten itibaren bir sene zarfında davayı açmalıdır.

  • On Yıllık Süre: İhlal durumu öğrenilsin ya da öğrenilmesin, her halükarda vasiyetnamelerin açıldığı tarihten veya diğer kazandırmalarda mirasbırakanın vefat ettiği andan itibaren on sene geçmesiyle dava hakkı tamamen düşer.

Buna karşın tenkis talebi bağımsız bir dava şeklinde değil de mirasçılara yöneltilen bir talebe karşı def'i yoluyla ileri sürüldüğünde zaman kısıtlaması tatbik edilmez. Mirasçı, miras payına yapılan tecavüzü def'i vasıtasıyla her vakit savunma kalkanı kılarak ileri sürebilir.

Görevli Ve Yetkili Mahkeme İle Net Tereke Hesabı

Tenkis davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yetkili yargı mercii ise Türk Medeni Kanunu madde 576 ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri mucibince mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Mezkûr yetki kuralı kamu düzenine dayalı kesin bir yetki niteliği taşır; bu sebeple taraflar yetki sözleşmesi akdedemez yahut davanın başka bir şehirde görülmesini talep edemez.

Yargılama safhasında mahkemenin ilk mesaisi net tereke meblağını hesaplamaktır. Net tereke saptanırken terekenin vefat tarihindeki aktif malvarlığı belirlenir. Ardından kanunda yazılı pasif kalemler bu tutardan eksiltilir:

  • Mirasbırakanın vefat anına kadar birikmiş bütün borçları,

  • Cenaze ve defin işlemlerine ilişkin yapılan harcamalar,

  • Terekenin tespiti, mühürlenmesi ve defter tutulması masrafları,

  • Mirasbırakan ile aynı hanede yaşayan ve onun tarafından bakılan fertlerin üç aylık geçim ve iaşe giderleri.

Aktif meblağdan pasif yükümlülükler düşüldükten sonra elde kalan net terekeye, kanunun emrettiği tenkise tabi sağlararası bağışlamalar eklenir. Saptanan nihai rakam üzerinden mirasçıların saklı payları tek tek tespit edilir. Şayet mirasbırakanın tasarrufları tasarruf edilebilir miktarın tavanını aşmışsa mahkeme aşan tutarın tenkisine hükmeder.

Tenkis Davasında İspat Yükü Ve Yargılama Usulü

Tenkis davasında ispat yükü 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 6 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca saklı payına müdahale edildiğini ileri süren davacı mirasçıya aittir. Davacı mirasçı, terekenin mevcudunu, muris tarafından yapılan karşılıksız kazandırmaları ve bu kazandırmaların tasarruf edilebilir kısmı aştığını somut delillerle ortaya koymalıdır. Mahkeme heyeti bu iddiaları aydınlatmak gayesiyle resmi kayıtları, tapu senetlerini, banka hesap hareketlerini, tanık beyanlarını ve mirasbırakanın işlem anındaki iradesini tevsik eden sair vesikaları dosyaya celbeder.

Tereke hesabı özel uzmanlık sahasına giren mali ve hukuki nitelik taşıdığından mahkeme mali müşavirler ile gayrimenkul kıymet takdiri bilirkişilerinden müteşekkil bir heyet tayin eder. Bilirkişi heyeti murisin vefat tarihindeki taşınır ve taşınmaz mallarının güncel sürüm değerlerini hesaplar. Muris tarafından devredilen malların ivazlı mı yoksa bağışlama niteliğinde mi kaldığı mali kayıtlar ışığında netleştirilir. Rapor tanzim edildikten sonra taraflara tebliğ edilir; itirazlar varsa mahkeme ek rapor tanzim ettirebilir.

Tenkis Davalarında Hukuki Danışmanlığın Yeri

Tenkis davası, çetrefilli hesaplama teknikleri, katı hak düşürücü süreler ve ayrıntılı delil toplama mecburiyetleri barındıran teknik bir dava türüdür. Terekenin tespiti safhasında taşınmazların ve şirket hisselerinin rayiç bedellerinin belirlenmesi, bilirkişi raporlarına itirazların süresinde iletilmesi ve delillerin eksiksiz toplanması davanın neticesinde doğrudan belirleyici rol oynar. Usule dair bir hata yapılması veya sürenin kaçırılması hak talep edenlerin telafisi imkansız maddi kayıplarla yüzleşmesine yol açabilir.

Miras hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda kanuni hakların noksansız müdafaa edilebilmesi adına alanında yetkin avukatlar marifetiyle hareket edilmesi büyük bir emniyet temin eder. Hak kaybına uğramamak ve yasal payınızı eksiksiz biçimde muhafaza etmek gayesiyle profesyonel yardım almanız tavsiye edilir. Daha detaylı bilgi almak için uzman bir hukuk bürosuna danışabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

<p>Yalnızca saklı payı ihlal edilen mirasçılar; yani mirasbırakanın altsoyu (çocukları, torunları), anne ve babası ile sağ kalan eşi açabilir. Kardeşlerin saklı pay hakkı bulunmamaktadır.</p>

<p>Mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve her halükarda vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren 10 yıldır.</p>

<p>Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup yetkili mahkeme mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.</p>

Miras HukukuHukuki DanışmanlıkAvukat